16 Haziran 2013 Pazar

BİR NEFESLİK...

 
 
 
 
Bugün komünist değilim.
Sosyalist, devrimci
hatta solcu da değilim.
 
Bugün insan bile olmak istemiyor canım.
 
Bugün Gezi'de bir ağaç,
insanlara olan güvenini
bin defadan sonra
yeniden kaybetmiş bir kedi...
 
Bugün kaybedilen göz,
ezilen çiçek,
umursamaz botların altında...
 
Bir serçe,
biber gazından düşen...
 
Bugün Taksim'de
bir nefeslik oksijen...
 
Nadi Öztüfekci
16 Haziran 2013

19 Nisan 2013 Cuma

Dinmedi Sevda, 1 Mayıs

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı
Kulak ver derinden gelen seslere...
Kulak ver anlayacaksın
               sıradan bir uğultu olmadığını.
Dikkatle dinle
          şenlik gümbürtüleri ile
                             bastırılmak isteneni...
Yeter ki döndür yüzünü
                        emekten yana...
Duyacaksın...
Emek alayları vurmakta adımlarını.

Omuzlarımızı dokundurmazsak birbirine

                                             işçi dostlarımızla
                                               1 Mayıs alanlarında
nasıl vururuz tasları birbirine
                   güneşin sofrasında.

Haydi sen de tut bir ucundan

                             hasretimizin
bir nefes de sen ver
                        haykırışımıza

Fener alayı değil bu

                emek alayı
sen de katıl
sen de katıl
birlikte avuçlayalım dünyayı.

Yanılıyorsunuz

            dinmedi sevda
                    körelmedi bilinç
yalana boyansa da ekranlar
                    içimizde koşuşturmakta
bütün coşkusuyla
            o çocukça sevinç.

Yeter size aktığı

            ırmak ırmak
yaşamın çiçeklerini sulasın
                   artık alın terimiz.
Ne kasalarınızın tıkabasalığı
                       ne de bol sıfırlar
                                   dijital hesaplarınızdaki
bundan böyle kendimiz için emeğimiz

Okullar ışığa merdiven

             çocuklarımızın tırmandığı
                          hastaneler insanımız için
göğü delemesin rezidanslar
bağrına basıp ta yeşilin.

Yaşamın yanında

             atıyor yüreğimiz
kar hırsınızın karşısında
            çatallanmadan yürümekte
1 Mayıs alanlarında
              bilincimizle kenetli
                          o kutsal öfkemiz.

Nadi Öztüfekçi

19 Nisan 2013

24 Mart 2013 Pazar

Ayrık Otu

Ayrık otu gibi görmekteler bizi.
Dünya babalarının çiftliği
bizlerse zararlı ot...
Madem öyle,
kök salmalı derinlere
söküp atmak
o kadar da kolay olmamalı yani.
Kabusu olunmalı çiftliklerinin
Ne herbisit kar etmeli ne de çapa...
Betonla kaplasalar neye yarar
filiz göstermeli ilk çatlakta.
İlk taşın dibinden
gözkırpıp yaşama
ilk fırsatta
kök salacaksın tekrar toprağa.
Ne filiz vermeyi
ne de kök salmayı unut.
Köklerimiz gurur verir bize
filizlerimiz umut.

Nadi Öztüfekçi
24 Mart 2013

28 Ocak 2013 Pazartesi

YARIM KALAN...

Tam da kendisi gibiydi burjuvazi
hain, kalleş...
Korktu umuttan.
28-29 Ocak,
beklenen oldu.
Budanan 15 yaşam...
Güneş bir başka  terk etti  gökyüzünü
o akşam.
Koyu yapışkan bir karanlık...
Ülkemi terk etmedi o andan bu yana
Yıllardır arıyoruz ışığı
susadık.
Yarım kalan bir hesap bu...
Unutulmaz.
Görülmeden bu hesap
kapanmayacak bu defter.
Silinmez bir iz yüreklerimizdeki.
Ne zamanın acımasız hızı
bu izi silmeye yeter
ne de yüreğimizdeki kinin
ateşi biter.
Kuru bir kinden ötesi bu
bilincimizle harmanlanmış..
Nice yangının ateşinde,
çetin yollarda aldık dersimizi
ve biliyoruz ki
hala
tam da kendisi gibi burjuvazi.

Nadi Öztüfekçi
28 Ocak 2013

16 Aralık 2012 Pazar

TOHUM

Boğulur gibi olur ya insan
ne inancın kalır ne de umudun...
İşte tam da o anda
derin bir soluk ver aklına
hemen bulutlanmasın ufkun.
Düşün
kaç gece ulaştı gündüze
ve ulaşmakta hala
demek ki atladığın bir şeyler var
nasıl desem
yaşamı hafife alıyorsundur mesela.
Oysa
birden değişir durum
bazen en kurak zamanda
en çorak sandığın topraklarda çatlar tohum.


Nadi Öztüfekci
16 Aralık 2012

7 Aralık 2012 Cuma

KORKMAK...

Korkuyorum,
        insanım çünkü.
Korkmuyorum dersem inanma
                 dahası güvenme.
Korkuyorum,
        hem de ölesiye...
Yıllar sonra çocuklar,
         adını bile bilmeyecek papatyanın
                 bir serçenin uçtuğunu göremeyecekler diye..


Kıvrım kıvrım
         akamayacaksa dere,
sular değil
         yaşam akıp gidecekse borunun içinde.
Yaprağın yeşili paranın yeşiline...
Ormandan kalan hüzün..
Sapsarı...
Umursamazsan, umursamazsak
                                    kazanacaklar!
Her şeyden önde
        tufeylinin çıkarı.
Kurumuş ağacın bakışı...
                                   Öfkeli...
                                       Küskün...
Korkuyorum.


Kavga zor, yol uzun.
Biliyorum,
         ucunu bile göremeden hasretimizin
                                bırakmak olası nefes almayı.
O değil korkum...
Son defa vurmadan önce bu yürek
              o büyük hasrete dair umudum
                                              terk etmesin beni.
Umutsuz kalmaktan
                         korkuyorum.


Hala tahtındayken haksızlık
                  kökü kazınmamışken
                                henüz zulmün
güce tapınma vıcık vıcık
sıradanlaşmış ölüm her gün...
Öfkem ayakta tutar
              Öfkem taşır beni yarınlara.
Öfkemi kaybetmekten
                       korkuyorum.


Senin yolunda yürürken adım adım,
                           kavgan kazıdı bilincime
                                   tarihsel haklılığını...
Emek emek bu dünyayı
                senin kurduğun gerçeğini
                                    o kavgada anladım.
Haykırırsak bilenir gerçekler
                     mızrak gibi,
                     ancak o zaman delebilir çuvalı...
Haykırmazsak...
Yalanlar köreltip temrenlerini
                          sığarsa diye çuvala...
Korkuyorum.


Yeniyi her öğrendiğimde
                           hayret etmeyi
en sıradan gerçekleri
                           kafama takmayı
üçgenin açılarını
        hala hesaplayabildiğime
                                   sevinmeyi
unutmaktan
çocukça belki ama
                       korkuyorum.

Korkuyorum dostlar yalan değil
kol kola girmiş yaşamla emeğin
                         kazanacağına dair umudumu,
zulmün her boy gösterişinde
                       ateşlenen öfkemi,
çaresizliğin haykırışını her duyduğumda
                             mayalanan merhametimi,
yaşama dair her şeye olan merakımı
Yitirmekten...
Hiç de utamadan söylüyorum
                                 korkuyorum.


Umudum
     öfkem
        merhametim
               merakım...
Yitirirsem eğer
Benden ne kalır ki geriye...

Nadi Öztüfekci
7 Aralık 2012

1 Aralık 2012 Cumartesi

ÇINAR...

Bir bir devriliyor çınarlar...
Zamanın acımasızlığı,
amansız yangınlar...
Yok olmadı ormanımız
                            hala varız!
Düşmana inat ayaktayız
.
Nadi Öztüfekçi
1 Aralık 2012