24 Ekim 2012 Çarşamba

ÖLÜM TAŞIRKEN...

Kan uykularında ışıklı rüyalar göremezsin.
Ölüm taşırkan uzak ülkelere
ölümle kucak kucağa...

Ne terk edip gittiğin öpüşlerin
pınar serinliği kalır dudaklarında
ne de küçücük parmakların
sıcaklığı avuçlarında.
Buz gibi terler ellerin
Yok etmeye giderken sevgileri.

Kan uykularında rüya bile göremezsin.
Ölüm taşırkan uzak ülkelere
ölümle kucak kucağa...

Nadi Öztüfekçi
24 Ekim 2012

8 Ekim 2012 Pazartesi

ACILARA DOKUNMAK

dokunmadan acıya
elini bile uzatmadan
duyumsayabilir misin
o derin sızıyı

işitmeden feryadı
bir kere olsun dinlemeden
ayırt edebilir misin
içindeki acıyı

görmeden yarayı
üstelik bakmak bile istemeden
tanıyabilir misin
acıyla yaşayanı

peki nasıl dönecek acılarımız sevince
tanımazlarsa birbirlerini

hadi gelin
gelin dokunalım acılara
bir elimizle kendimizin
diğeriyle "ötekinin" yarasına
tanışsınlar hele bir
bir tanışsınlar
gör nasıl kaynaşacaklar
inanamazsın

acıların dilleri ortaktır
hele bir dokunsunlar birbirlerine
nasıl da anlaşırlar
tahmin bile edemezsin

acılar nasıl dönecek sevince
dokunmadan acıya
bilemezsin

Nadi Öztüfekçi
Ekim 2012

30 Aralık 2010 Perşembe

Zor Yol..

Zorlu, çileli, hatta kanlı bir yürüyüştü.
Yüreklerimiz elimizde,

her an ateşe atmaya hazır
yürüdük biz bu yolu.
Çıplak ayaklarımızla bastık kor ateşin üzerine.
Öfkemizi, coşkumuzu,

neşemizi harman edip,
merhem yerine sürdük yaralarımıza.
Sevgililerimizle birlikte

sarıldık kavgamıza,
yine de kıskanmadı sevgililerimiz.

Zor bir yoldu zor 

sor ama bir sor
Yürürmusün bu yolu bir kere daha
bin kere yürürüm hem de bin kere,
hem de öyle birileri için falan değil 

kendim için..
Mutlu oldum mu sanıyorsun bir sor 

coşabildim mi yürek dolusu 
o yolda yürürken olduğu gibi
Biliyorum zor bir yoldu zor


Nadi Öztüfekçi
30 Aralık 2010